Hak Er Taburu - Kavga Şiirleri 6
  Ana Sayfa
  11 Eylülde Ne Oldu?
  Büyük Ortadoğu Projesi
  Dezenformasyon - Bilgi Bozma
  Dinlemenin Boyutları
  Gerçek ve Sahte
  Haber Dosyaları
  İhtilal Hastalığı
  Karikatürler
  Kavga Şiirleri
  => Kavga Şiirleri 2
  => Kavga Şiirleri 3
  => Kavga Şiirleri 4
  => Kavga Şiirleri 5
  => Kavga Şiirleri 6
  Kitap Gibi
  Masonluk
  Milli ve manevi değerlerimiz
  Ortak Akıl
  Pardus
  PKK Gerçeği
  Siyonizm
  Vatansever Subaylara Masonik Takip
  Cumhuriyet, Cumhuriyet'i Bombalar
  Türk Birleşik Devletleri
  Link Listesi
  Ziyaretçi defteri
  Gülen Kimin Adamı
  Din Düşmanı Sanatçılar

 

VUR EMRİ

 

Bir haber dolaşır semada pulpul;

Kılınçlar bilensin akın var Çin’e.

Yiğitler at sürer düşman içine;

Tarihe hükmeden bir ses duyulur:

- Vur! TÜRKLÜK aşkına vur!

 

Yüklenir bir ülke oymak ve avul,

Sel olur ordular, batıya akar.

Uçar elden-ele bozkurtlu bayraklar.

Emreder bir başbuğ, sade ve vakur:

- Vur! BAYRAK aşkına vur!

 

Karışır top sesi, nal sesi, davul..

Çağdan çağa çığır açar gemiler.

Bir hâkan atını denize sürer

Ve der ki: “Yıkılsın Bizans’ı koruyan sur, ”

- Vur! FETİH aşkına vur!

 

Parçalanmak istenir bir ülke, Anadolu’dur:

Şahlanır bir anda bin yıllık hınçlar;

Eser poyraz poyraz eğri kılınçlar,

Kütahya düzünde kelle savrulur...

- Vur! TOPRAK aşkına vur!

 

Ya... işte tarihin böyledir oğul!

Geçmişten hız alsın geleceğin de..

Göster Türklüğünü tunç bileğinle!

Bu dine, bu ırka ve bu toprağa

Sataşmak isterse herhangi gavur:

- Vur! ALLAH aşkına vur!

 

Abdurrahim Karakoç




YANGIN VAR

 

Alev sardı âlemi, uyanmayın daha siz

Altta döşek yanıyor, üstte yorgan yanıyor.

Beşikler besmelesiz, mezarlar fâtihasız..

Doğan insan yanıyor, ölen insan yanıyor.

 

Mideden aşağının tahtı kurulmuş serde

Ramazanı katlettik kul yapısı şekerde

Hazreti İbrahim’in mübarek aşkı nerde? ..

Ruhta bayram yanıyor, ette kurban yanıyor.

 

Bağlanmış dünyalıklar dünyanın yularına

Gösterin, hangi yüzle çıkacağız yarına?

Ya Rab! İman ihsan et riyakâr kullarına

Hacda hacı yanıyor, haçta ruhban yanıyor.

 

Kör müyüz, sağır mıyız; Rahmet-i Rahman mı yok?

Yoksa yol gösterecek Hazreti Kur’an mı yok?

Yanmak mı marifettir, yananda izan mı yok?

Dağda çoban yanıyor, tahtta sultan yanıyor.

 

Tutup yemek kastında ki gardaş gardaşını

Bu hâlin hicabından dağlar eğmiş başını

Titredim seyrederken mazlumun gözyaşını

Bir damlanın içinde yetmiş umman yanıyor.

 

 

YEMİN

 

Canım sağ oldukça rahmetli babam

Susarsam, hakkını helâl etmesin.

Ak sütün emziren ihtiyar anam,

Susarsam, hakkını helâl etmesin.

 

Yerindedir daha aklım, iradem

Ve işte yeminim, işte ifadem!

İlk insan, ilk nebi Hazreti Âdem,

Susarsam, hakkını helâl etmesin.

 

Meylim ne şöhrete, ne saltanata;

Hak için sarıldım ben bu sanata;

Kür-Şad, Bilge Kağan, Oğuzhan Ata,

Susarsam, hakkını helâl etmesin.

 

Önümde dururken Türklüğün hâli,

Susup da boynuma almam vebali;

Ebubekir, Ömer, Osman ve Ali(r.a)

Susarsam, hakkını helâl etmesin.

 

Esir iken Kırım, Kerkük, Türkistan,

Bana zindan olur Maraş, Elbistan

İbni Sîna, Dedem Korkut, Alparslan

Susarsam, hakkını helâl etmesin.

 

İmanda bu fire, zillete bu zam!

Doymuyor yüreğim ne kadar yazsam.

Farabi, Gazali, İmamı Azam,

Susarsam, hakkını helal etmesin.

 

Nusret versin yeri, göğü yaratan

Çekip çıkartalım akı karadan

Ertuğrul Bey, Osman Gazi, Murat Han,

Susarsam, hakkını helâl etmesin.

 

Ülküm aşk çölünde Veysel Karani

Ulubatlı Hasan eyler göreni

Fatih, Ak Şemsettin, Molla Gürani

Susarsam, hakkını helâl etmesin.

 

Bu yol bahadırlar, ermişler yolu;

Kendini davaya vermişler yolu!

Şeyh Mevlana, Derviş Yunus, Köroğlu,

Susarsam, hakkını helâl etmesin.

 

Türkçe sevdalanan, İslâmca yanan

Adar milletine bir değil bin can

Yavuz Sultan Selim, Barbaros, Sinan

Susarsam, hakkını helâl etmesin.

 

Uyutulmuş köy, nahiye, ilçe, il

Yüreğimi yetmiş yerden yara bil;

Mehmet Âkif, Osman Batur, Şeyh Şâmil

Susarsam, hakkını helâl etmesin.

 

Usta savaşçılar, genç mücahitler

İmkanıma hizmetime şahitler

Basbuğ, ülküdaşlar, aziz şehitler,

Susarsam, hakkını helâl etmesin.

 

İçimde İslâm'ın ince mânâsı

Önümde Türklüğün soylu davası

Of'lu Kör Şakir'in Elif anası,

Susarsam, hakkını helâl etmesin.

 

Sevdim, milletime gönlümü verdim

Zalimin zulmüne göğsümü gerdim

Kırıkhanlı Kâzım, Niksarlı Nedim,

Susarsam, hakkını helâl etmesin.

 

Kemal'imiz, Turan'ımız, Hacı'mız

Beraberdir sevincimiz, acımız

Mut'ta davar güden Zeynep bacımız,

Susarsam, hakkını helâl etmesin.

 

Mühim değil güceneni, küseni

Allah sevmez haksızlığa susanı

Yozgat'ın Yerköy'lü Yetim Hasan'ı,

Susarsam, hakkını helâl etmesin.

 

Komünist, siyonist, pusudan çıktı

Dinime saldırdı, töremi yıktı

Gönen'li Gülizar, Bünyan'lı Sıtkı,

Susarsam, hakkını helâl etmesin.

 

Yurdum bir kağıttır ışık beyazı

Üstünde insanlar mukaddes yazı

Genci, ihtiyarı gelini kızı,

Susarsam, hakkını helâl etmesin.

 

Mazlumlar hakkını almayıp ele,

Günü gün edersem zalimler ile

Evdeşim, öz kızım, öz oğlum bile,

Susarsam, hakkını helâl etmesin.

 

Allah rızasıdır arzum, emelim!

Bu necip milleti ondan severim

Hazreti Muhammed(S.A.V) gerçek
rehberim,

Susarsam, hakkını helal etmesin. 


YOLDAKİ KUTLU GÜN

 

Gün gelecek

Güneşin doğup battığı mekanlarda

Ve küfrün çığlık attığı mekanlarda

Bizim türkülerimiz okunacak.

 

Gün gelecek

Tomurcuklar taşacak kılıfından

Ve kılıçlar sıyrılacak kınından

Edepsizler edebini takınacak.

 

Gün gelecek

Ne zalimler kalacak, ne zulüm

Ve o günler yoldadır gülüm

Hak ayağa yekinecek.

 

Gün gelecek

İnsanlar yiyecek, ayılar bakınacak

Eğriler doğrulardan sakınacak.

Gönül kilimleri adalet üzre dokunacak

Namusluların yakındığı kadar da

Namussuzlar yakınacak.

 

Abdurrahim Karakoç

 

 

 

 

ZAVALLILAR ARKADA

 

Kevser bardakları atıldı raftan

Her şaraba KÜP olanlar ön safta.

İffet timsalleri kovuldu saftan

Her bebeğe TÜP olanlar ön safta.

 

Kurt revaçta, kuzu düştü gündemden

Yemeklerin tuzu düştü gündemden

Haysiyet, tevazu düştü gündemden

Her şalvara CEP olanlar ön safta.

 

On partiyle flört yapan yiğitler

El yalayıp etek öpen yiğitler

Canlı, cansız puta tapan yiğitler

Her çöplükte ÇÖP olanlar ön safta.

 

Sayınlar var, zaman çalar zamandan

İkram sağar süpürgeden, samandan

Puştlar amir, hokkabazlar kumandan

Her baltaya SAP olanlar ön safta.

 

Dahiler var, muz aşılar meşeye

Cin çıkarır, cin doldurur şişeye

Köşe dönücüler yattı köşeye

Her çembere ÇAP olanlar ön safta.

 

Fırtına başladı, meltemler dindi

Namus, ahlâk, vakar tahtından indi

Postallar, papuçlar kıymete bindi

Her kelleye KEP olanlar ön safta.

 

İnancına uyandadır adamlık

Zarardadır, ziyandadır adamlık

Gören yok ki ne yandadır adamlık

Her şerife COP olanlar ön safta.

 

Aç gözleri makam hırsı bürüdü

Siyasi zırzopluk aldı-yürüdü

Sosyal yapı, milli doku çürüdü

Her hastaya HAP olanlar ön safta.

 

 

 

ZAYIFIM SANMA

 

Ya Allah,deyince yedi zinciri

Kıracak güçtesin, zayıfım sanma.

Fikir koşusunda çok dingişleri

Yoracak güçtesin, zayıfım sanma.

 

İlmi azık eyle,sabırı silâh;

Gittiğin Hak yoldur,yardımcın Allah;

Kırk geceden sonra kırk milyon sabah

Görecek güçtesin, zayıfım sanma.

 

Sevda kelep kelep, kin deste deste;

Eller tetikdedir, kulaklar seste;

En uzak menzile iki nefeste

Varacak güçtesin, zayıfım sanma.

 

Günahkar ne orman, ne balta, ne sap;

Akıl yor.. müşkülü halletmez âsap;

Mazlumlar adına zalimden hesap

Soracak güçtesin, zayıfım sanma.

 

Kötülük beklenmez yiğitten, mertten

Milletim sizinle kurtulur dertten;

Haini, zalimi mübarek yurttan

Sürecek güçtesin, zayıfım sanma.

 

Vaktiken çadır kuraşk diyarına;

Her şeyin sahibi sensin yarına;

Yumruğu TÜRKLÜĞÜN düşmanlarına

Vuracak güçtesin, zayıfım sanma.



ZİKRULLAH

 

Sular aşka gelir, çoşar HAK diye

Başın taşa vurur vurur HÛ çeker.

Rüzgâr dağdan dağa koşar HAK diye

Arada bir durur durur HÛ çeker.

 

Otlar bile HAK diyerek bitermiş

Yağmur HAK’tan gelir, HAK’ka gidermiş

HAK âşığı âmâ gözlü bir derviş

HAK yolunda yürür yürür HÛ çeker.

 

Ağaç dal dal, HAK’ka açar kucağı

Acı vermez HAK emrinin bıçağı

Gökte güneş HAK’kın sönmez ocağı

Dağdaki kar erir erir HÛ çeker

 

Gök güvercin HAK der uçar seherde

Balık suda HAK’kı içer seherde

Kırmızı gül HAK der açar seherde

Kokusunu verir verir HÛ çeker.

 

HAK’kın yolcuları HAK’ta buluşur

Varlık zerre, zerre HAK’kı bölüşür


=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=