Hak Er Taburu - Gerçek ve Sahte
  Ana Sayfa
  11 Eylülde Ne Oldu?
  Büyük Ortadoğu Projesi
  Dezenformasyon - Bilgi Bozma
  Dinlemenin Boyutları
  Gerçek ve Sahte
  => AVUSTRALYA'YA SAVAŞ AÇAN İKİ TÜRK ASKERİ
  => İş Bankasına Hindistan'dan gönderilen paranın miktarını Timetürk açıklıyor
  Haber Dosyaları
  İhtilal Hastalığı
  Karikatürler
  Kavga Şiirleri
  Kitap Gibi
  Masonluk
  Milli ve manevi değerlerimiz
  Ortak Akıl
  Pardus
  PKK Gerçeği
  Siyonizm
  Vatansever Subaylara Masonik Takip
  Cumhuriyet, Cumhuriyet'i Bombalar
  Türk Birleşik Devletleri
  Link Listesi
  Ziyaretçi defteri
  Gülen Kimin Adamı
  Din Düşmanı Sanatçılar

SAHTE TÜRKÇÜLER

 
Bu sayfada tüm sahte kişilikleri en başta Ergenekon ve Avrasya Stratejisi hareketleri içine sızmış çok yüzlü kişileri tanıtacağız.


PKK'LI TURANCI!
Dr. Necip Hablemitoğlu (Mehmet Eymür, www.atin.org sitesinde bu şahısdan "Hable-mitoğlu" şeklinde bahsetmektedir) Yeni Hayat(Türkçü) ve İleri2000 (solcu-Kemalist) dergilerinin ve organizasyonlarının devamlısıdır. 1989'da PKK'ya yardım ve yataklık yapmaktan tutuklanmıştır.(Belgenin orjinalini okuyabilirsiniz) MGK'da çalışan onlarca subayın isimlerinin (sahte doktora davasında) gazetelere yansımasını ve yıpratılmasını sağlamıştır.
Belirgin vasfı, Osmanlı'dan bahseden herkesi şeriatçı ve Türk dünyasina hizmet eden herkesi CIA ajanı olarak suçlamasıdır.
Çocukluğundan itibaren istihbaratçılık oynamaya meraklı. Evinin önüne park eden Bulgar kamyonlarını (Kırım göçmenlerini izletmek için) KGB gönderiyor diye taşlatırmış. Babasını istihbaratçı kimliği kullanarak DDY'nda iyi bir göreve tayin ettirmişti.
HANİFİ ALTAŞ:
Sadece Yeni Hayat'ı çıkarmakla yetinmiyor, aynı zamanda Aydınlık yazarı...
ERGUN POYRAZ:
Gündemdeki Tayyip Erdoğan kasetini ve geçen seneki Fethullah Gülen kasedini güzide medyamıza pazarlayan kaset bezirganı. Klasik bir istihbarat ayakçısı. Gazeteci Tuncay Özkan bu arkadaşımızı sosyal demokrat sanıyormuş!

Sahte Türkçülerin Karargahları:Yeni Hayat Dergisi

ULUSALCI VE TURANCI(!) AVRASYACILARI BULUŞTURAN DERGİ:İLERİ2000


MOSSAD UYUMLU SOSYALIST: FAİK BULUT
Bu grubun haber kaynaklarından biri de Yazar Faik
Bulut'tur. Şubat 1973’de Israil timlerinin vurduğu Nahr Al-Bared kampında 37 terörist ölmüş, 65'i de yaralanmıştı. Burada Aydınlık gurubuna mensup Türkler de vardı. Bunlardan, aralarında
Bora Gözen'in de bulunduğu 8 kişi, operasyon sırasında İsrail’li komandolarca öldürüldü. Komandolar, yaralı olarak ele geçirdikleri Faik Bulut’u yanlarına alarak Israil’e döndüler.
Faik Bulut, Mossad tarafından sorgulandıktan sonra hapis cezasına çarptırıldı ve 7 yıl 2 ay İsrail'de hapiste kaldi. Bu arada, İsrail'e MİT'ten Mikdat Alpay giderek Bulut'un sorgulamasına katıldı. 1980'de ceza evinden çıktıktan sonra Türkiye’ye döndü ve bir müddet Aydınlık dergisinde çalıştı. Türkiye'ye dönüşünde Bulut'u İsrailli bir bayan avukat! savundu.
Şimdilerde İslamcılık uzmanlığından para kazanıyor!


Ve Gerçek

                                          

                                        Giriş
Millet, genel kabul gören anlamıyla aynı topraklar üzerinde yaşayan, aralarında dil, tarih, duygu, ülkü, gelenek ve görenek birliği olan insan topluluğudur. Milletin üzerinde yaşadığı toprak da vatan olarak adlandırılır. Vatan yalnızca üzerinde yaşanılan toprak parçası olarak algılanamaz; bir insanın hayatında sahip olduğu en önemli varlıklardan birisidir. Millet ve vatanın her insan için anlamı büyüktür. Bireyi güçlü kılan temel, ait olduğu milletin kültür birikimi, tarihi, geleneksel özellikleri gibi unsurlardır. Milletin devamlılığını sağlayan ana öğe de, vatanın bölünmez bütünlüğünün korunmasıdır. Türk Milleti'nin vatanına olan sevgisi ve bağlılığı tarihsel bir gerçektir ve milletimizi diğer milletler arasında üstün kılan en asil özelliklerden birisidir. Bununla birlikte her Türk, milletinin menfaatlerini kendi menfaatlerinden, milletinin geleceğini kendi geleceğinden üstün tutan bir anlayışa, derin bir millet sevgisine sahiptir. Türklerin, diğer tüm milletlere örnek olması gereken vatan ve millet sevgisi, bize şanlı tarihimizin en önemli miraslarından birisidir. Vatan ve millet sevgisi, çok asil sevgilerdir ve Türk Milleti için kutsal değerlerdir.

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Büyük Önder Atatürk de vatanseverliği ve milliyetperverliği ile tüm dünyaya ve Türk Milleti'ne örnek olmuş bir insandır. Son derece mütevazı bir kişiliğe sahip olan Atatürk, kendisinin sahip olduğu üstün özelliklerini hep milletinin kendisine kazandırdığı özellikler olarak görmüştür. Aynı şekilde kazanılan zaferleri ve elde edilen başarıları da hep milleti ile birlikte gerçekleştirdiğinin bilincinde olmuş, bunları daima milletine mal etmiştir. Konuşmalarında ve yazılarında bu noktanın altını önemle çizmiştir. "Benim hayatta yegane fahrim, servetim Türklükten başka bir şey değildir" diyerek Türk olmaktan gurur duyduğunu ifade etmiştir. Atatürk, yaşamı boyunca vatan ve millet sevgisinin önemi üzerinde durmuş, Türk Milleti'ne duyduğu derin saygı ve sevgiyi önemle vurgulamıştır. "Ne mutlu Türküm diyene" sözü, kuşkusuz çok üstün bir sevginin simgesidir.

Atatürk, vatan ve millet sevgisinin üstünlüğü ile tanınan, bu sevgisi sayesinde tarihi başarılara imza atmış bir lider, büyük bir devlet adamı idi. Gerek Kurtuluş Savaşı sırasında yaşanan büyük zaferlerin, gerekse bağımsızlığın kazanılmasının ardından ekonomide ve sosyal hayatta katedilen ilerlemelerin temel kaynağı Atamızın vatanına duyduğu derin sevgi ve milletine karşı hissettiği güçlü bağlılıktı. Koşullar ne kadar zor, durum ne kadar umutsuz gibi gözükse de, vatanı ve milleti için her zaman yapacak bir şeyi olduğuna inanan büyük bir insandı. Atatürk'ün hayatı incelendiğinde, tüm yaşamı boyunca en büyük amacının Türk milletini çağdaş uygarlık düzeyine çıkarmak olduğu ve bu yolda yapılan büyük mücadelenin de derin bir vatan ve millet sevgisinden ilham aldığı açıkça görülecektir. Gerçek sevgi ve bağlılık olmadan, böylesine büyük başarılar elde edilemeyeceği açıktır. Bir insan vatanını korumak ve kurtarmak için verdiği mücadelede hiçbir zorluktan yılmıyor, en içinden çıkılmaz gibi görünen durumlar karşısında dahi akılcı ve etkili çözümler üretebiliyor, zafere olan inancını ve azmini a sla kaybetmiyor ise, bu, uğrunda mücadele verdiği değerlere sarsılmaz bir bağlılık duyduğunun en önemli göstergesidir. Atatürk'ün ideali, bağımsız bir vatan üzerinde, güçlü bir milli birlik anlayışına sahip bir millet ortaya çıkarmak ve bu milletin hiçbir engel tanımadan çağdaşlaşma yolunda ilerlemesini sağlamaktır. Türk Milleti'nin çağdaş milletler seviyesine yükselmesi gerektiğine inanan, bu düzeye çıkma hakkına sahip bir millet olduğu gerçeğini tam anlamı ile kavramış olan Atatürk, vatan ve millet sevgisi sayesinde, kimsenin düşünemeyeceği, düşünse bile gerçekleştirmesinin mümkün olamayacağı bir başarı kazanmıştır.

"Türklerin vatan sevgisi ile dolu göğüsleri, düşmanların melun ihtiraslarına karşı daima bir duvar gibi yükselecektir" sözleri ile vatanseverliğin önemine dikkat çeken Atatürk, milletini seven, milletine sadık ve milletine güvenen gerçek bir Türk milliyetçisidir. Ve şu önemli gerçek de göz ardı edilmemelidir ki; vatanını ve milletini herşeyin üstünden tutan, bu derin sevgi için gerektiğinde kendi canını dahi tehlikeye atan Büyük Atatürk'ün bize bıraktığı en önemli miraslardan biri vatanseverlik ve millet aşkıdır. Atamızın bizlere bıraktığı büyük mirası onun bizden beklediği gibi değerlendirebilmek, ülkemizi onun bize bıraktığı noktadan hep daha ileriye götürebilmek, Türk Milleti'ni, tarihine yakışır bir makama ulaştırabilmek için yapılması gereken, Atamızın izinden yürümektir. Tüm vatanseverlerin ve gerçek Türk milliyetçilerinin kendilerine örnek alabilecekleri en güzel örnek, hiç şüphesiz Atatürk'tür. Atatürk ise, "Benim, Türk Milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra, beni benimsemek isteyenler, bu temel mihver üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevî mirasçılarım olurlar" sözleri ile bize hedefe ulaşacak en kısa yolu göstermektedir.

                    


=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=